Pazar, 24 Ekim 2021
.
.
Mustafa Küçükyavuz
MEMNUNİYETİN SİYASETİ

MEMNUNİYETİN SİYASETİ

Siyaset, vatandaş tarafından tabiri caizse kötü çocuk, dostu dosta kırdıran fena, iyi insanların yapmayacağı bir uğraş olarak ifade edilir fakat bu şekilde anan insanların bizim falanca iş var deyip kapı aşındırdığı da bir kapıdır aslında.

Özünde ise, vatandaşı memnun etme ya da siyasi partiler açısından ise, Genel merkez, İl başkanlıkları ya da İlçe başkanlıkları özelinde ise seçmenini, parti tabanındaki insanları ve partiye emek verenlerin memnun etme payesi vardır. Başlıktan da anlaşılacağı üzere, siyaset-memnuniyet ilişkisi bağlamında bir değerlendirmede bulunuyorum.

Dikkatinizi çekmek isterim ki; vatandaşın memnuniyeti, parti tabanındaki insanların memnuniyeti vs. yani daha küçük birimlerin memnuniyeti ama maalesef görüyorum ki, bu memnuniyet kelimesi o kadar yanlış anlaşılmış ki siyaset makamında siyaset yapan Başkan/Başkanlar kendi memnuniyetini ön plana atarak, vatandaşı 2. ya da 3. plana atıp siyaset güdüyorlar. Kamu kurum ve kuruluşlarının amir yani emir veren statüsünde bulunan ya da mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçların karşılanması noktasında hizmet veren hükm-i şahsiyetlere kendinin memnuniyetinin gerçekleştirilmediği gerekçesiyle tahakküm, cebir, baskı, yıldırma ve görevden el çektirme gibi yollarla ya da hizmete ambargo uygulayarak şahsi menfaatlerimi maksimize edeceğim düşüncesiyle partiler üstü düşünmüyor/düşünemiyor.

Ne yapıyor; onunla görüşme, bununla buluşma, onun işini yapma, bunun yanında oturma, konuşma, gülme, benimle ilgilen bana sormadan yaprak kımıldatma, taleplerini yerine getirme, bağlılığını sorgula, benden değilse yok de vs. vs.

Bunun yanında aslına Memnuniyetin siyaseti; ucu açık, kaçık ve belirsiz bir yapılı ve telmihen talepler silsilesi. Memnuniyetten kastın ne desen cevap yok, sıkıntı yok, her şey normal ama karşına aşılmayacak dağlar, yürünmeyecek yollar olduğunu her girişimin ve her hamlende karşı karşıya kaldığında buz dağını gördüğünde cevap ne; “Memnuniyet.”

Memnuniyet talep eden kim; siyasette temsil makamında olan kişi/kişiler yani vatandaşın memnuniyeti değil.

Bu gibi işler, tezviratçıların, tertibatçıların, vatandaşa karşı itikadı zayıf insanların işidir. Bunlar Türk’ün devlet geleneğine, tarihi vakarına, Türk kültürüne, beş bin yıllık Türk mazisine ve ebed müddet atisine melanettir.

Bu söylenenlere Türk’üm demenin haklı gururunu yaşayan, Türk devlet terbiyesi almış insanların, Milliyetçi-Ülkücü Camia’ya gönül vermiş dava adamlarının karşı çıkmaması mümkün değildir.

Bu şekilde davranan kendine başkanım diyen ya da siyasi organizasyonların hadiselere bakış açılarını değiştirerek, titretip kendine gelmesi büyük bir elzemdir.

Yazar İçeriğini Paylaşın :

Emoji ile tepki ver!
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0
  • 0 Yorum
  • Yorumu Gönder
  • DAHA FAZLA SONUÇ YÜKLE